3 Haziran 2011 Cuma

Regaip Kandili,

Tüm müslüman kardeşlerimizin Regaip kandili kutlu olsun.
Regâib Kandili Hicri takvimin Receb ayının ilk Cuma gecesine denk gelen kandil gecesidir. Regaip, elde edilmesi arzu edilen değerler demektir.

Diyanet'ten Regaip kandili mesajı
2 Haziran Perşembe'yi 3 Haziran Cuma'ya bağlayan gecenin, rahmet, bereket ve mağfiret iklimi üç ayların ilk habercisi ve Kur'an ayı Ramazan'ın müjdecisi olarak idrak edilecek mübarek Regaib Kandili olduğunu hatırlatan Görmez, ''Regaib''in, dilimizde arzu, istek, emel, tutku anlamlarına gelen rağbet kelimesinin çoğulu olduğunu ifade etti.

''Regaib, diğer bazı kandillerimiz gibi tarihte yaşanmış bir gecenin sene-i devriyesi değildir. Regaib, geleceğe, istikbale yönelik arzu ve isteklerimizi, emel ve tutkularımızı gözden geçirme imkanı veren mübarek bir gecedir'' ifadesini kullanan Görmez, şunları kaydetti:

''Bugün insanoğlunun en büyük sorunlarından birisi hiçbir arzusuna gem vuramaması, isteklerini dizginleyememesi, tutkularını terbiye edememesi, güç, servet, şehvet tutkusunu frenleyememesi, kısaca rağbetini, içten isteğini, regaibini Rabbine yöneltememesidir. İşte Regaib Kandili, bitmeyen arzularımızın, tükenmek bilmeyen isteklerimizin, bizi esir alan aşırı tutkularımızın ve bütün bu arzular doğrultusunda ortaya koyduğumuz çaba ve gayretlerimizin muhasebesini yapmamız için Rabbimizin her yıl bize lütfettiği mübarek bir gecedir.''

Kur'an-ı Kerim'de İnşirah suresinin son ayetinde ''Rağbetiniz sadece Rabbinize olsun'' buyrulduğunu hatırlatan Görmez, şöyle devam etti:

''Sure bir bütün olarak ele alındığında Yüce Rabbimizin, kalbimizin inşirahı, yüreklerimizin huzuru, kalbimizin neşe ve sevinci için arzu ve isteklerimizi, emel ve tutkularımızı, kısacası rağbetlerimizi iyiye, doğruya, güzele, faydalı olana, regaibimizi Rabbimize yöneltmemizi, tüm işlerimizi Rabbimizin rızasına uygun hale getirmemizi emrettiğini görürüz. Dahası aynı surede bellerimizi büken günahlarımızdan, hata ve kusurlarımızdan, sinelerimizin ağır yüklerinden kurtulmak, şanımızı yüceltmek, güçlükleri yenmek ve işlerimizi kolay kılmak için rağbetimizin daima Rabbimize yönelik olması istenmiştir.

İlahi rahmete fazlasıyla mazhar olan bu mübarek gün ve gecelerde kendimizi bu açılardan sorgulamaya ve yüce dinimiz İslam'ın manevi ikliminde gönül huzuru, istikamet ve öz güven kazanmaya, ihtiraslarımızı dizginleyip menfaat ve çekişmelerden uzak kalmaya ihtiyacımız daha da artmaktadır. Öyleyse bu mübarek zaman dilimini fırsat bilerek, aramızdaki çekişmeleri ve kırgınlıkları, şahsi menfaat hesaplarını bir tarafa bırakıp, yüce dinimizin bizden istediği, sevgi, saygı ve hoşgörü ortamının kurulmasına, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesine, insani ve ahlaki meziyetlerin yaygınlaşmasına gayret gösterelim.''

Hz. Muhammed'in Regaip Kandili'ne ulaştığında ''Allah'ım, Recep ve Şaban ayını bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına kavuştur'' diye dua ettiğini aktaran Görmez, şunları kaydetti:

''Biz de aynı duayı bütün İslam alemi için tekrar ederek; 'Allah'ım, dünyada yaşayan bütün Müslüman kardeşlerimiz için Recep ve Şaban ayını mübarek kıl ve Ramazan ayına hayırla kavuşmayı bizlere nasip eyle' diye dua etmeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle başta ülkemiz olmak üzere yurt dışında yaşayan vatandaş ve soydaşlarımızla birlikte bütün İslam aleminin mübarek Regaib Kandili'ni tebrik ediyor, bu gecenin, özellikle insanlığın ortak huzurunu tehdit eden terör ve şiddetin, savaş ve düşmanlığın yerini barış ve huzura bırakması için rağbetlerimizin iyiye, güzele ve doğruya yönelik olmasını, bu gecede yapacağımız ibadet, dua ve yakarışların kabul olmasını Cenab-ı Mevla'dan niyaz ediyorum.''

29 Aralık 2009 Salı




MESCİD-İ KUBA





Kuyuları ve Hurma ağaçları ile meşhur verimli bir vaha üzerinde kurulmuş olan ve adını buradaki bir kuyudan alan Kubâ Mekke yolu üzerinde ve Medine'ye 5 km. mesafededir.Bu mescid'de peygamber efendimizin kendisininde bizzat çalıştığı ilk inşa edildi.Reûl-i Ekrem burayı genişleterek Kubâ Mescidi'ni inşa etti.Mescid ilk hali ile bir düzlüğü çevreleyen kare şeklinde dört duvardan ibaretti.Hz. Peygamber efendimiz 623 yılında kıblenin Kabe'ye çevrilmesinden sonra bu mescidi yeniden inşa ettirmiştir.Cumartesi günleri burada yapılan namaz ibadeti umreye eşdeğer gören Hz.Peygamber bazen pazartesi ve Ramazanın 17 günü buraya gelerek namaz kılar, burada verilen Kur'an derslerini denetler ve soruları cevaplardı.Daha sonra çeşitli dönemlerde onqarım ve tamirat geçiren Mescid 1543 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından tavanı yıktırılarak yeniden yapılmıştır. 1829 yılında 32x32 m ebadında olan mescid 40x40 m olarak üst ahşap tavan yerine, sütünlar üzerine kemerlere oturan ve baskı yarımküre kubbelerden oluşan bir tavanla örtülmüştür.1985 tarihinde tamamen yıkılan mescid yeniden inşa edilmiş13,500 metre karelik bir alana ulaştırılmıştır.10 bin den fazla insanın aynı anda ibadet etmesi sağlanmıştır.

SEL DAĞI VE MESÂCİD-İ SEB'A




Hendek savaşının geçtiği yer.Bu dağın eteğinde yedi küçük mescid vardı.Bunlar, Mescid-i Feth,Mescid-i Selmân-ıFârisî,Mescidi Ali b.Ebû Tâlib ve Mescid-i Ebû Bekir es-sıddîk,Dağın eteklerinde bulunan bu mescidlerden şimdi yıkık kalıntıları kalmıştır.